İKTİBAS

(ﺍﻗﺘﺒﺎﺱ) i. (Ar. ḳabs “ateş almak, almak”tan iḳtibās)
1. edeb. Bir söz veya fıkrayı aynen veya anlam olarak kendi söz veya yazısına aktarma: Bu kabilden olan hakāyık-i nâfiayı nerede bulursak iktibas ederiz (Cemil Meriç). Özellikle âyet, hadis, kelâm-ı kibar ve diğer şâirlerin sözleri iktibâsın asıl malzemesini oluşturur. İktibas, daha çok fikri kuvvetlendirmek ve sözü güzelleştirmek amacına yöneliktir (İskender Pala).
2. Alıp faydalanma: Hüsrev-i dîvân-ı nazmım iktibâs-ı vahy ile / Tab’-ı âlî-himmetimdir tercümân-ı hüsn ü aşk (Leskofçalı Gālib). Kanatlarını sallayarak uçtukça göğsünden de şafaktan iktibas ettiği al, mâi birtakım renkler temevvüç eder (Sâmipaşazâde Sezâî).
● İktibâsen (ﺍﻗﺘﺒﺎﺳﺎً) zf. (iḳtibās’ın tenvinli şekli) İktibas yoluyle, aktarmak sûretiyle.